Bir MBSR Mindfulness Katılımcımın Mektubu: "Zorlandıklarım ve Kolaylaşanlar"

Bir MBSR Mindfulness Katılımcımın Mektubu:

Bu yazımda MBSR 6. haftasını bitiren bir katılımcımın mektubunu paylaşmak istiyorum. Çok az bir kısaltma haricinde noktasına virgüle dokunmadan paylaşıyorum. Benim için çok değerli çünkü bu dönüştürücü yoldaki zorlanmalarımızı ve keşiflerimizi tüm şeffaflığıyla paylaşmış.. 

“bu benim mindfulness konulu katıldığım ilk çalışma. daha öncesinde kısa günlük çemberler, bazı okumalar, MBSR eğitimi alan arkadaşlarımdan dinlediklerimle sınırlıydı bildiklerim. benzer başka konularda çokça eğitimlere katılıyorum ama seninle olan benim için ilk. 

ilk birkaç derste çok zorlandım. çok uykucu, erken yatan biriyim; aynı zamanda da şu sandalyede o kadar süre oturmak benim için inanılmaz bir challenge. dolayısıyla özellikle ilk haftalar hem sürekli gelen uykumla hem de burada kalma ve seni dinlemek isteyen iç sesimle aynı anda savaştım.

ses tonuna, tarzına bayılıyorum. mizah anlayışına bayılıyorum:) böyle hiç beklemediğin anda patlattığın espri, gösterdiğin bir karikatür, yaptığın bir benzetmeyle titreyerek gülüyorum bazen.

bir müfredatı tamamlamaya çalışan eğitmen değilsin. bizi usulen dinlemiyosun. bizi gerçekten duymak istiyorsun gibi hissediyorum. ve gerçek bir karşılıklı iletişim orada doğuyor diye düşünüyorum; sesimize ses veriyorsun; bu bazen o an bizim verdiğimiz örnekle örtüşen bir video izletmen şeklinde de olabiliyor, o konuyu merakla deşmen ve devam ettirmenle de. pek çok eğitimde olan "şimdi Ayşe'yi dinledik, evet ayşe seni duydum" deyip "haydi müfredatımıza dönelim" şeklinde ilerlemiyorsun. buna doğal akışta kalmak mı, deneyimi bilgiyle eş değer tutup harmanlamak mı ne denir bilmiyorum;... herkesin her örneği mutlaka MBSR'a bağlanıyor, bir bilgiyle taçlanıyor ve bu inanılmaz olağan bir akışta, yumuşacık oluyor. hep örnekler üzerinden konuşmamız da- senin başlarda kendi hayatından bolca verdiğin örnekler, sonra bizimkilerin eklenmesi- öğrendiklerimizi canlı tutuyor, zihnimize yerleştiriyor. bunu çok seviyorum ve hatta bunun müptelası olabilirim:)

burası benim her halimle kabul edildiğimi hissettiğim belki tek belki de ikinci yer. içinde bolca "yapamadıklarım" da var ve bu şekilde de yine de burada ve farkında olduğumu biliyor, yine de sizinle olduğumu hissediyorum. haftalık ödevlerin çok çok azını yapabildim, yapabiliyorum. meditasyonlarda bazen gülme hali geliyor, bazen sıkılıyorum. yavaşlamakla ilgili sorunu olan kurtlu bünyeme sürekli nanik yapıyor bu uygulamalar ve ben bu naniği de kabullendim:) daha yavaş su içmeye başlamam, gün içinde olan sıradan şeylerde farkındalık hissetmem -buna neşem de sinirim stresim de dahil- ve HEPSİNİ kabul etmem bana çok iyi geliyor. "hiç de göremeyebilirdin H…..” diyorum. ellerimi iki yana açıp "öyle" yapıyorum bazen, oh canıma değsin. benim için bu aşamalara gelmek çok önemli yol kat edişler.

bazen ağlıyorum derslerde, konu alan sınır korumaya geldiğinde özellikle. o bile iyi geliyor biliyor musun:) ama en şaşırdığım sonucu sona saklıyorum: geçen gün eşim -ki böyle şeyler söylemez pek- "bu dersler sana çok iyi geldi, farklılaştığını hissediyorum" dedi. Yani kendi kendime hissetmemişim bu kıpırtıları, buna çok mutlu oldum. 

çok çalışkan bir öğrenci değilim ama burada ve farkında olduğuma ant içerim duygu! elimden gelenin en iyisini yapıyorum. daha iyisi de gelir biliyorum ama ben daha iyisini yapana kadar şu an en iyisi bu:))

sana çok teşekkür ederim.” 25/10/2020

Ben de teşekkür ederim. Bu notu yazana ve okuyanlara; kendimiz için iyi bir niyetle yolda olduğumuz için. Sen de bu yolculuğa güvenle çıkmak istersen, benimle iletişime geçebilirsin. info@duygubadur.com

Yorumlar

  1. Leyla Topaloğlu

    Eğitimleinize katılma şartları nelerdir? Maliyeti,süresi ve içeriği nedir?
    Güzel ve faydalı şeyler yaptığınıza inanıyorum.




* zorunlu alan